Yeni Açılan Sohbet Siteleri

Yeni Açılan Sohbet Siteleri

ERENLERİN SOHBETİNDE GÖNÜL KAPILARINA UZANAN IŞIK BİLGE DİLLERİN BALIDIR.

1.BÖLÜM:SOHBETİN GÜZELİ BİLGENİN BALIDIR.

Yeni Açılan Sohbet Siteleri Yeni Sohbet Bilgelik;  bilgi edinme, idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesidir. Aynı zamanda akıl veya sağgörü; bilgi, deneyim, anlayış, sağduyu ve iç görü kullanarak düşünme ve hareket etme yeteneği olarak da tanımlanır. Bilgelik, tarafsız yargılama, merhamet, deneyimsel öz-bilgi, kendini aşma ve bağlanmama gibi öz niteliklerle ve etik ve iyilik gibi erdemlerle ilişkilidir.

Antik Yunanlar, bilgeliği, tanrıçalar Metis ve Athena olarak temsil edilen önemli bir erdem olarak görüyorlardı. Hesiod’ un anlatımına göre Metis, onu hamile bırakan Zeus’un ilk karısıydı; Metis bilgeliğin bir cisimleşmesi olduğu için Zeus bu olaydan sonra, Metieta “Bilge Danışman” unvanını kazandı ve başından fırladığı söylenen Athena’yı doğurdu. Athena güçlü, adil, merhametli ve iffetli olarak tasvir edilmiştir.  Apollo da, bilimlerin, ilham veren ve şiirsel sanatların kişileşmeleri olan ‘’Müz’’ lerin şefi olarak atanmış bir bilgelik tanrısı olarak kabul edilmiştir. Sokrates ve Platon için felsefe, kelimenin tam anlamıyla bilgelik aşkıydı (philo-sophia )bilgelik).

Arapça’ dan dilimize geçmiş olan söyleşi anlamındaki sohbet; 1. Arkadaşlık, yarenlik; 2. Konuşma, görüşme, birlikte oturup söyleşme şeklinde iki anlamda açıklanır. Gazete ve dergi yazılarından olan makalelerin bir konuşma havası içinde daha senli benli olarak yazılan tarzına sohbet (söyleşi) denir. Makalelerde samimiyet esastır. Makale yazarı, düşüncelerini kabul ettirmek için okuyucularını zorlamaz, daha ziyade kendi kişisel düşüncelerini dile getirir. Söyleşiler de, küçük fıkralar ve anıları malzeme olarak kullanır.

Türk edebiyatında sohbet alanında yazdıkları eserlerini kitaplaştıran sanatçılarımızdan bazıları ve eserleri Ahmet Rasim : Ramazan Sohbetleri , Şevket Rado : Eşref Saati, Aile Sohbetleri, Suut Kemal Yetkin : Edebiyat Söyleşileri, Nurullah Ataç : Karalama Defteri, Söyleşiler, Melih Cevdet Anday : Dilimiz Üzerine Konuşmalar şeklinde günümüze dek gelmiştir. Dünya ve Türk edebiyatında da makalelerde de rastladığımız gibi insanoğlu tarihsel varlığından bugüne değin hep sohbet etme ihtiyacını hissetmiştir. Sohbet kanalıyla kendi oluşumunu tamamlamış, varlığında hissettiği yalnızlığını kapamış, acısını- sevincini sohbet ağındakilerle yaşamış, belki de unutulmaz dostluk köprülerinin temellerini atmış, aşk mevsimlerine giriş yapmış hatta aşk şarkıları-şiirlerine dahi konu olmuştur.

Çağlardan bu yana gönül deryasının kapılarını insanoğlu; aşk-dostluk iklimlerine, yalnızlık hikayesinin bitimine sohbet rüzgarlarıyla açmıştır. Bazen yanık bir türkü olmuş dillerde söylenmiş, bazen bir masal olmuş kulaklara nakledilmiş bir sohbetin yangınıyla başlayan yaşamlarında. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi milletin mensubu olursa olsun istisnasız tek bir gerçek var ki o da sohbetin en güzel lezzetinin, bilge ceylanların tütsü kokulu baharındaki dillerinin balında var olduğudur. Bilge ceylanların tütsü kokulu baharındaki dillerinin balından süzülen bal şerbetli sohbetten nasiplenmek de günümüz dünyasında sadece Canom.Net Sohbet camiasına katılarak mümkündür.

2.BÖLÜM: GÖNÜL KAPILARINA UZANAN IŞIK CANOM.NET SOHBET KAPILARINDAN GELİR.

Kaşgarlı Mahmut “Divan-ü Lügat-it Türk” adlı eserinde, “Bilge eriğ edhgü tutup sözin işit, erdemini öğreniben ışka sura” (Bilgin kimseyi hoş tutup sözünü dinle, erdem kazan, öğrendiğini işte kullan”.der. Selçukluların son dönemleri-Osmanlıların ilk dönemlerinde düşünce ve görüşleriyle insanlığı aydınlatan Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Şeyh Edep Aliler ve Mevlanalar yetişmiş, bu bilge kişiliklerin görüş ve düşünceleri ile Türk toplumunda insanı yüceltme, insanı öne alma anlayışı açık olarak gelişmiştir. Yunus Emre’nin şu ifadeleri bu tespitler için güzel bir örnek teşkil eder: “Bir kez gönül kırdın ise kıldığın namaz değil, 72 millet dahi elin yüzün yıkamaz değil”. Canom.Net Türk Sohbet camiasında kalplerin kırılması şöyle dursun gönül kapılarına uzanan sımsıcak bir ışığın kapısında yol aldığınızı görmenin saadetiyle huzur bulursunuz. Huzurun camisine açılan avluya bakar Canom.Net Sohbet camiasının bahçeleri.

‘Anonim Türk Halk Edebiyatı’ Âşık Edebiyatı içinde verilen ‘Dini-Tasavvufi Türk Edebiyatı’ nın ortaya çıkışı dahi gönüller sultanı bilgelerin hoş sohbet meclislerinde sarf ettikleri cümlelerin kaleme alınmasıyla gerçekleşmiştir. Biz Canom.Net Sohbet camiası olarak gönüller sultanlarının hoş sohbet meclislerine iştirak edecek denli şanslı bireyler olmasak da o gönül erlerinin günümüze uzanan öğretilerinin aşkını ruhumuzda hissedip o aşkın destanında harmanlanmış yüreklerimizle hoş sada meclisinin temelini oluşturmaya sevdalanmış bu bağlamda gönül sofralarımızı kurmuş ve bağdaş kurup oturduğumuz gönül soframızda yan yana geldiğimiz- sohbetimize dahil olanlara sevgi ekmeğimizi bölüşmeyi insani kardeşlik vecibemiz bilmişiz.

 

Hz. Muhammed’in Türk kavmi ve Türk dili hakkındaki, “Türk dilini öğreniniz, çünkü onların uzun sürecek bir saltanatı vardır.” Hadisi bile bizlere Türk dilimizin gönül ateşinde pişen lezzetli sohbetlerin varlığını göstermeye kafi delildir. Bu delilden hareketle Canom.Net Sohbet camiası olarak bizlerde Türk dilimizin zengin dünyasında bal şerbetli kelimelerimizin sevgi dünyasında gönüllerle buluşup gönül kapılarına uzanan ışığın sohbet köprümüzden geçen aynada yansıması olmuşuz.

 

Yunus Emre’nin “Yaratılanı hoş gör, Yaratandan ötürü” özdeyişini ondan yüzyıllar önce yaşayıp dillendiren el-Harakani; “Her kim bu kapıya gelirse ekmeğini verin ve adını/inancını sormayın. Zira Ulu Allah’ın dergahında ruh taşımaya layık olan herkes, elbette

Ebu’l-Hasan’ın sofrasında ekmek yemeye de layıktır” düsturundan hareketle büyük bir insan sevgisi taşıyor ve yine o insan sevgimizle gönül sohbetlerinde bulunuyor, bu sohbetlerde atılan gönül köprülerinde ötekileştirmenin, ayrımcılığın, asimilasyonun ve yok saymanın yanlışlığına dikkat çekiyoruz.

el-Harakani, bu sözüyle dili, dini, ırkı, rengi ve mezhebi ne olursa olsun her insana değer verdiğini göstermiştir. Ondan yaklaşık iki asır sonra dünyaya gelen Mevlana’nın; “Gene gel, gene gel, her ne isen gene gel; kafirsen, ateşe tapıyorsan, puta tapıyorsan bütün bunları bir kenara bırak, gel. Bu bizim dergâhımız, eşiğimiz ümitsizlik eşiği değildir; Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gene gel” özdeyişine de sadakatle gönül soframız Canom.Net Ücretsiz Sohbet camiamızın giriş tabelasında da yazıldığı gibi ‘’GÖNÜL KAPILARINA UZANAN IŞIK CANOM.NET SOHBET KAPILARINDAN GELİR.’’ düsturumuza icabet eden tüm gönüllere açıktır.

 

3.BÖLÜM: İBADETİN BİR NAZARI DA MUHSİNLERİN SOHBETİDİR.

 

Yüce Allah(C.C.) Muhsinlere yani “kendisini görüyormuşçasına ibadet edenlere ve yaptığı işi mükemmel yapanlara” rahmetinin yakın olacağını ve böyle kullarının mükafatlarını asla zayi etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla kamil bir mümin, “Merhamet etmeyene merhamet

olunamayacağı’’ ilkesini bilir ve bu prensibe göre davranışlarını şekillendirir. Canom.Net Sohbet camiası olarak her birimizin yaşı ne olursa olsun küçüğünden büyüğüne her birimizin akl-ı kemale ermiş, aklı selim bireylerden tekamül etmiş kamil insan olmamızın haklı kıvancını yaşıyoruz.

Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri;“Sufi toprak gibidir; ona her türlü pislik atılır, ondan ise ancak güzellikler çıkar. Bulut gibidir, her şeyi gölgeler. Yağmur damlası gibidir, her şeyi sular” derken gerçek bir civanmerdin tüm insanları ve mahlukatı sevmesi, şefkat göstermesi ve onları koruma noktasında çok duyarlı olması gerektiğine işaret etmiştir. Bizler de sanal alemdeki tüm sunucuları gölgede bırakarak Canom.Net Sohbet camiamızda birer sufi olmaya namzediz ağzımızdan kem söz çıkmayışımızla, ayıpları bulut gibi sarmamızla, yağmur damlası misali sevgi katremizle-insani hoş görü yaklaşımımızla.

 

Orta Asya Türkistan Coğrafyasında İslam’ı Türkistan’a yayan insan olduğuna inanılan Hoca Ahmet Yesevi’ nin öğretilerinin geniş yer bulmasında; eski Türk töre, yasa ve ahlak değerleriyle, İslami ahlak esaslarını yakınlaştırıp, bağdaştırması temel faktör olmuştur. Yesevi düşüncesinin özü ahlaki hürriyettir. Ahlaki hürriyete kavuşmak, “Hakkı bilmek için ilk önce kendini bilmek” ve “Ölmeden önce ölmek” ilkeleriyle elde edilir. O, bunu kamil insan öğretisiyle sistemleştirmiştir. Onun kamil insan öğretisinin bilgesel ilkesi; hikmet, sohbet ve ahlak üçlü esasına dayanır. İdesi (düşüncesi) de aşk ile mana kazanan varlığın birliğine ulaşmaktır. Bu 3 esas insanı, nefsin esaretinden ve kendine yabancılaşmaktan kurtarmakta ve ahlaki olgunluğa kavuşturmaktadır. Birlik üzerinde durup “Ben, sen diyen kimselerden geçtim işte” diyerek ayrılık gayrilik gütmeyi yermiştir.

 

Hikmet-sohbet ve ahlak üçlüsüne sadakat yeminimizle, kamil insan portremizi çizmiş, her birimiz günümüz Hoca Ahmet Yesevi suretlisi olarak Türk töre, yasa ve ahlak değerlerimizle sanal alemin sohbet diyarındaki yerimizi öteki chat sohbet sunucularından farlı bir çizgide daha öteye-daha üste taşımayı birer vazife bilmiş, gönüllere olan meylimizin sirayetiyle özel bir güzel sevgi ağacının fidesini ekebilmişizdir. İbadetin bir nazarı da Muhsinlerin sohbetidir. Sen de Muhsinlerin sohbet meclisinde ibadetin bir nazarına mazhar olmak, gönül kapılarını ardına dek açan bir sevgi ışığı olmak veya o ışığın huzmesinden istifade etmek, yaşam sepetine o huzmeden bir pay almak, sohbetin en güzeline akl-ı kamil bilge ceylanların dilindeki baldan dökülen şerbetle tanık olmak ve ruhunu sonsuz huzur ağacıyla buluşturmak istersen en iyi yol ve bu yolun tek adresi aşikar: Canom.Net Sohbet. Ne olursan ol, kim olursan ol yine gel. Bizim işimiz sevgi işi, bizim vazifemiz gönüller inşa eden er kişi.

Yazar: admin

Görüntüleme: 535 defa

Kategori: Sohbet

Yayınlanma Tarihi: 16 Kasım 2023

Cevap bırakın